Milletvekili Erbaş’tan gelecek ipuçları: Termal-Zafer OSB-Yeraltı Kaynakları

662

Milliyetçi Hareket Partisi Kütahya Milletvekili Ahmet Erbaş, basın mensupları ile iftar programında buluştu. Erbaş, iftar sonrası gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu.

“KÜTAHYA İÇİN BİRLİK OLMALIYIZ”

Erbaş, Kütahya-Eskişehir yolu üzerinde bulunan Gastro Keyf, restoranında gazeteciler için iftar programı düzenledi. MHP İl Başkanı Ferhan Yıldırım, Merkez İlçe Başkanı İsmail Küçük ve Kadın Kolları Başkanı Hülya Öztürk’ün de katıldığı iftar programı sonrası gündeme dair değerlendirmelerde bulunan Erbaş, Kütahya yararına birlik olmanın önemine değindi.

Kütahya Milletvekilleri olarak uyumlu bir tablo oluşturduklarını belirten Erbaş, şöyle konuştu: “Benim dışımda seçilen 4 kıymetli arkadaşımızla da çok ciddi bir muhabbetimiz var. Şimdiye kadar birçok kez bir araya geldik ama karşı karşıya gelecek bir şey yapmadık. Herkes birbiri ile uyumlu. Biz tek ses çıkaramazsak Kütahya biraz sahipsiz. Çünkü yanı başımızda Afyon var, bir bakanla talihini değiştirmiş. Çok uzun yıllardır Kütahya’dan bir bakan, grup başkanı, genel başkan yardımcısı çıkmıyor. AK Parti’de bir değerli kardeşimiz var o da Hamza Dağ. O da olmasa siyasetin üst seğmeninde maalesef bir temsilcimiz yok. Bu da yetmiyor öncelikli problemimiz Kütahyalı bürokrat olmayışı. Sıkıntı tamamen bu. Eğer bir bürokratımız olsa o yıllarca görevde kalıyor. Bu konuda sıkıntımız var. Bütün bakanlıkların görüşmelerinde bulundum, yalnızca üç Kütahyalı bürokrat geldi benimle tanıştı. Bunun önünü açmamız lazım. Ama eğer burada başarılı bir yerli müdürümüz varsa onun da Ankara’da önünü açmalıyız.”

“İSTANBUL’A KONUK EVİ YAPILSIN”

Hastalıklarının tedavisi için İstanbul’a giden hastaların sokak sokak kalacak otel aramamaları için İstanbul’a Kütahya Konuk Evi yapılmasının gerektiğini söyleyen Erbaş, şöyle devam etti: “Konuk evi için gereken ne gerekiyorsa yapılacak. 1951 Yılında kurulan Kütahya İlinden Yetişenler Derneği 68 yıldır birçok ilimizde Kütahya’nın sesi, eli ayağı olmuştur. KİYD İstanbul şubesi Türkiye’nin En Büyük şehrinde yaşayan Kütahyalı vatandaşlarımızı bir araya getirerek İstanbul’da büyük bir Kütahya ailesi oluşturmuştur. KİYD İstanbul şubesi ayrıca Kütahyalı hayırseverlerin destekleri ile yüze yakın öğrencimize burs vererek büyük alkışı hak etmiştir. Geçtiğimiz günlerde KİYD İstanbul Şubesi tarafından İstanbul’da verilen iftar programına katıldık. Burada değerli Başkanımız Ömer kardeşimiz kendilerinin Kütahya Konuk Evine ihtiyaç duyduklarını belirtti. Konuk evi ile hastalıklarının tedavisi için İstanbul’a gelen Kütahyalıların sokak sokak otel arama telaşını son vermek istediklerini ifade etti. Bu çok önemli proje için MHP Kütahya Milletvekili olarak ne gerekiyorsa yapmaya hazırım. İnşallah kısa zamanda yapılacak çalışmalar ile İstanbul ilimize Kütahya’ya yakışacak bir konuk evi kazandırırız.” dedi.

“KÜTAHYA’NIN GELECEĞİ ZAFER OSB VE YER ALTI KAYNAKLARIDIR”

Kütahya’nın geleceği için Zafer Organize Sanayi Bölgesi ile yer altı kaynaklarının önemine dikkat çeken Erbaş, “İlla bir fabrika gelecek ve 3 bin 5 bin kişi çalışacak takıntısındayız. Yok, böyle bir şey. Bu saatten sonra da gelmeyecek. Tabi ki fabrika kurulsun isteriz ama Kütahya’nın geleceği Zafer OSB ve yer altı kaynaklarıdır. Zafer OSB’nin savunma sanayi ihtisas bölgesi olması için mücadele ediyorum. Şuan ki izlenim oraya otomobil fabrikalarının gelmesi. Bu fabrikalar zor gelir. Kabul etmeliyiz ki otomobil fabrikası bir iş yeri var. Bilmedikleri bir sektörün Kütahya’ya geleceğini düşünüyorlar. Otomobil sektörünün limanla olan bağlantılarını bildiğim için burada zorlanacaklar. Bursa ve Kocaeli’de otomobil sektörünün patlamasının tek sebebi liman oluşudur. Bunu kabul etmeliyiz. Çünkü hepsi günlük değil saatlik tenlinle çalışır. Ama savunma sanayi bambaşka bir şey. Yerli savunmayı da Sayın Cumhurbaşkanımız destekliyor. Buraya çok ciddi yatırımlar yapılabilir. Savunma sanayinin iç alanlarda olması stratejik açıdan da çok önemli. Bunun mücadelesini veriyoruz.”

“ARTIK KÜTAHYA’YI ‘SU AKAR, TÜRK BAKAR’ MUHABBETİNDEN ÇIKARMALIYIZ”

İkinci ise sıcak su kaynaklarımız. Artık Kütahya’yı ‘Su akar, Türk bakar’ muhabbetinden çıkarmalıyız. Şuan sıcak su akıyor ama biz bakıyoruz. Hem fizik tedavi hem de seracılık faaliyetleri anlamında birilerini buraya davet etmemiz ve önlerini açmamız lazım. Yatırımcıları buna teşvik etmeliyiz. Bunun yanı sıra iç turizm çok önemli. 80 milyonluk ülkemizde yıllık 27 milyon insanımız turizm hareketi yapıyor. Bunların sadece binde biri bile Kütahya’yı tercih etmiyor. Bunda herkesin eksiği var. Kendi kendimizi taşlamaktan derdimizi dışarıya anlatamıyoruz. Şimdiye kadar Kütahya için emeği geçen, yapılmış ve yapılacak olan bütün eserler için iyi olan her eşeye teşekkür ediyoruz” diye konuştu.

“ZAFER HAVALİMANINI BU ŞEKİLDE PLANLAYANLAR YARGILANACAKTIR”

Zafer Havalimanı ile ilgili de çarpıcı açıklamalarda bulunan Erbaş, “Zafer Havalimanına takıntılıyım. Zafer Havalimanının bu şekilde planlanmasını, yapılmasını ve bunun bu şekilde ihale edenlerin bir gün yargılanacağına eminim. Vicdanlarda yargılanıyorlar. Zafer Havalimanında nasıl bir yolcu planlaması yaptılarsa devlet olarak taahhüdümüzün sadece yüzde 4’ünü karşılayabiliyoruz. Geri kalanı devlet tarafından karşılanıyor. Bu konuyla ilgili bakanlıkla ve THY ile görüştüm. Çok ciddi rakamlar ödüyoruz. Sayıştay raporları var. Milyonlarca dolar haksız kazanç var. Türkiye’nin gerçekten sayısız havalimanlarından birisidir. Bu kadar güzel bir havalimanı taşrada çok az ama bu kadar güzel bir yerde bu kadar az uçak sirkülasyonunun olması kabul edilemez. Yaklaşık 700 bin iç hat, 500 bin de dış hat garantimiz var. Maksimum 70 binlerle kapatıyoruz. Kamu yararına yapıldığı zannedilen bazı işler istediğiniz gibi olmuyor. Burayı bir kampanya dahiline alarak insanlarımız uçma sayısını artırabiliriz. Burası kargo için hazırlanmış ama Kütahya’daki madeni sıcak suyu nereye taşıyacağız uçak ile. Hangi kafayla yaptık biz bunları” dedi.

“ŞEHİR HASTANESİ YATAK SAYISINI SINIRLAYACAK”

Kütahya’daki hastane konusunda da değerlendirmeler yapan Erbaş, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Şu anda Kütahya’da Sağlık Bakanlığına ait 940 yatak var. Bundan 11 yıl önce ‘Yap, İşlet, Devret” modeli dediğimiz, şehir hastane modeli ile ihale edildiğinde 510 yatak ile Kütahya’daki yatak sayısı sınırlandırılmış. Yani biz Şehir Hastanesi bittiği an 940 olan yatak sayısını 510’a kanunen indirmek zorundayız. Bundan sonra bir yatak için biz o firmadan izin almak zorundayız. yani Sağlık Bakanlığı 510 yataklı Şehir Hastanesi bittikten sonra ben buraya bir hastane yapıyorum diyemez, kadın doğum hastanesi kurdum diyemez, bunları unutun. Şu anda Kütahya genelinde 129 yoğun bakım ünitesi var, yeni yapılacak hastane eğer biterse; şahsi düşüncem bitmeyecek, 49 yoğun bakım ünitesi olacak, 50. Yoğun bakım yok. Bu 940 yatağın 240 yatağı Yoncalı’daki Fizik Tedavi Hastanesi, Fizik Tedavi Hastanesi de ihale kapsamında. Fakat 240 yataklık Yoncalı’nın yerine yapılan Hastane de 100 yataklı. Bu vesile ile şöyle oldu; 510, bir de Yoncalı ile 610 bitti. Eğer rant alıp kullanılır ise, bir özel hastane zihniyeti ile kullanılırsa tamam, 610 yatak bile burayı kaldırır.”

“HASTANE YERİ BİR FACİADIR”

Tavşanlı’ya yakın olsun, Tavşanlı yolunda olsun diye bu hastanenin oraya yapılması Kütahya için bir faciadır. Hastanenin yeri Afyon yolu üzerindeydi. Hastaneler 20-30 km uzakta olsun demiyorum ama 510 yataklı bir hastaneyi oraya kurar ve 170 bin metrekare kapalı alanı var. Bu Hastanede plan değişikliği yapıldı, hastanenin yeri geçen dönem plan değişikliği ile oraya götürüldü. Hiç olmazsa yer varsa etrafını istimlak edelim diye düşündüm. Burayı alan firma Türkiye’nin güzide bir firması, hepsine saygım sonsuz fakat Türkiye’nin içinde bulunduğu ekonomik kriz, dünyanın içinde bulunduğu ekonomik sarmal, yurt dışı kaynaklı olarak bu hastanenin yapılmasına pek müsaade etmiyor gibi. Zaten etseydi 11 yıla bu kredi bulunurdu.

Benim teklifim şu: ben bunu mecliste söyledim, plan bütçede söyledim, buradaki siyasilere, rektörlere söyledim ve en son sayın bakana da söyledim.
Yerinin tespitinin yanlışlığı, onları bir kere bırakıyoruz, şayet bu firma burayı bitiremeyecek ise kanuni bir süresi var, süresi de azaldı eğer bitiremeyecekse bu hastaneyi Devletleştirin.

Burayı 510 yataklı bir hastane yapmayalım. Daha küçük bir hastane yapalım, çocuk ve kadın doğum olabilir. 200 yatağa indirebiliriz. Eğer büyük bir hastane yapmak ve bu firma da ben hakkımın ölmesini istemiyorum diyor ise kendisine göstereceğimiz başka bir yerde süreyi tekrar başlatabiliriz.
Hiç olmazsa şu kangren bitmiş olur. Yanlış, doğru ama bir yerde de bir neşter vurmamız lazım. İlçelerin hepsinde devasa hastaneler var. bütün hastanelerin yalnızca birinci katı dolu. Bu devasa hantal binalar devri bitti. İstediğin kadar devasa hantal binalar yap. İçini dolduramadıktan sonra ne olacak?”

“SORU ÖNERGELERİ HAVA ATILACAK BİR ŞEY İSE BEN SORULARIMIAYRI AYRI VEREBİLİRİM”

Son günlerde özellikle sosyal medyada gündem olan milletvekillerinin soru önergeleri sayısı konusuna da açıklık getiren Erbaş, “Milletvekillerinin bir özelliği var. Eğer iktidar partinden değilseniz soru önergesi, araştırma önergesi ve kanun teklifi verirsiniz. Bende bu işi abartmadan ve sırf verdim demek için değil, Kütahya’nın problemlerini ya Meclis kürsüsünden dile getirdim ya da soru önergesi olarak verdim. Herhangi bir soru önergesinin nasıl yapıldığı ile ilgili örnek vermek istiyorum. Mesela hayvancılıkla ilgili Tarım Bakanlığına soru önergesi veriyorum. Konuyla ilgili 4 soru sormuşum ve bunun toplamına bir soru önergesi diyoruz. Fakat sizlere, vatandaşa bir hava olacaksa, övünülecek bir şey ise ben dört soruyu ayrı ayrı yazarım. Hepsini ayrı ayrı veririm, o zaman bir konu ile ilgili dört tane soru önergem olur. İşin özü bu” ifadelerini kullandı.

“ALİM HOCAMIN BAŞARILI İŞLER YAPACAĞINA EMİNİM”

Erbaş, “Bir yerel seçimden çıktık, uzun yıllar sonra MHP buradan Milletvekili çıkardı, ilçelerde belediye başkanı çıkardı, il encümeni belediye encümeni çıkardı ama biz Kütahya Belediye Başkanlığını tarihimizde almamıştık. Bu bizim için de büyük bir onurdur, zaferdir. Hocamın da başarılı işler yapacağına eminim. İnşallah beş yıl sonra daha farklı bir Kütahya ile karşılaşırız. Başka bir Kütahya yok” dedi.
HABER MERKEZİ