BASIN KANUNU İLE BAZI KANUNLARDA DEĞİŞİKLİK YAPILMASINA DAİR KANUN TEKLİFİNDE MERAK EDİLENLER

151

DEZENFORMASYONLA MÜCADELE YASASI HAKKINDA MERKA EDİLENLER:

*Basın Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Teklifi

YENİ MEDYA YENİ YASA

Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye Cumhuriyeti’nde de medya faaliyetleri yasal  denetime  ve  kurallara  uyulmaması  halinde de yaptırımlara tabidir. Yeni  iletişim  araçlarını  ve platformlarını konu alan hukuki düzenlemeler de teknolojiyle birlikte gelişmekte ve güncellenmektedir.

İnternet medyasının ve sosyal ağların yaygınlaşması yeni potansiyeller kadar hak ihlallerini ve suistimalleri de beraberinde getirmektedir. Bireyin  kişilik  haklarından, devletin ulusal güvenliğe uzanan çeşitli alanlardaki gücü  ve etkisi gün geçtikçe kontrolsüz biçimde artan yeni medya formları, hukukun üstünlüğü ilkesini tanıyan hiçbir ülkede denetimden, düzenlemeden ve yaptırımdan muaf değildir.

İnternet   tabanlı   platformların   denetlenemez     ve sorgulanamaz kabul edildiği  günler  tüm  dünya  ile  birlikte Türkiye Cumhuriyeti için de geride kalmıştır.

DEZENFORMASYONLA MÜCADELE YASASI KAMUSAL HESAP VEREBİLİRLİK

İnternet ‘kamusal alan’ niteliği  taşımaktadır.  Yasanın  amacı  burada  hizmet veren platformlara, yayıncılara ve servis sağlayıcılara yükümlülükler getirmektir. İnternet haber sitelerinin süreli yayın kapsamına alınması, resmi ilan ve reklamların internet  haber  sitelerinde de belirli kurallar çerçevesinde yayınlanmasının sağlanması

Erişim Sağlayıcıları Birliği’nin görev ve yetki alanının genişletilmesi

Erişim engelleme konusunda içerik ve  yer  sağlayıcının nerede bulunduğu ile değişen yetki farkının giderilmesi

sosyal  ağ  sağlayıcılarının  yükümlülük ve sorumluluklarına ilişkin ilave düzenlemeler yapılması

anlık mesajlaşma uygulamaları gibi şebekeler üstü hizmetlere ilişkin gerekli düzenlemelerin yapılması amaçlanmaktadır.

DEZENFORMASYONLA MÜCADELE YASASI

Y A S A N E G E T İ R İ Y O R ?

İNTERNET MEDYASI YASAL BİR ZEMİNE OTURUYOR.

İNTERNET MEDYASI MENSUPLARI DA BASIN KARTI ALIYOR.

ÇOCUKLAR KORUNUYOR.

KİŞİLİK HAKLARI KORUNUYOR.

SOSYAL MEDYA ŞİRKETLERİNİN TEMSİLCİ ATAMA SORUNU ÇÖZÜLÜYOR.

YASAYA UYMAYAN PLATFORMLARA REKLAM ALAMAMA CEZASI GELİYOR.

HABER İÇERİĞİNDE SÜREKLİLİK KORUNUYOR.

KASITLI OLARAK YALAN HABER ÜRETMEK SUÇ TEŞKİL EDİYOR.

İNTERNET MEDYASI

İnternetten yayın yapanlar da gazeteler ve televizyon kanalları gibi Basın Kanunu kapsamına alınacak.

Yeni yasa ile künye belirtmeksizin internet haberciliği yapmak mümkün olmayacak.

Bir gazete için geçerli  kurallar  internet  sitesi  için  de  geçerli olacak. Dolayısıyla haber siteleri de içeriklerinden yasal olarak sorumlu tutulacak. Bu yasal zemin aynı zamanda internet medyasının  ilan  almak  suretiyle   gelirlere   kavuşması   anlamına da geliyor.

Ek olarak  “internet  haber  sitesi”  ibaresi  Basın  Mevzuatı’na girecek. Böylece bu  platformlarda  çalışan  kimseler  artık  Basın İş Kolu üzerinden mesleklerini icra edebilecekler.

İnternet medyası bu güne kadar ticaret odalarına “telefoncu” “bilgisayarcı” hatta ”tesisatçı” gibi faaliyet alanlarıyla ilgisiz alanlar      üzerinden      kaydediliyordu          zira      kendileri         için tanımlanmış bir NACE Kodu yoktu.

BASIN MENSUPLARI

İnternet medyası mensupları basın kartı başvurusunda bulunabilecek.

Bu yasaya  dek  internet  merkezli  haber  sitelerinde  çalışan medya emekçileri Basın Kanunu ile gazetecilere  tanınan haklardan yararlanamamaktaydı. Gazetecilere tanınan hak ve imtiyazlardan faydalanmak için sahip olunması gereken Basın Kartı yeni yasayla birlikte şartları karşılayan internet habercilerine, spikerlerine, editörlerine ve yayıncılarına da verilebilecek.

Dolayısıyla Basın Kanunu kapsamına alınmaları ile fiili durum, hukuki duruma uygun hale gelecek.

ÇOCUKLAR VE GENÇLER

Çocuklara yönelik uygulamalar konusunda ayrıştırılmış hizmet sunumunun sağlanması garanti altına alınacak.

Çocukların, gençlerin ve ailenin, internetin yasa dışı içerikleri hakkında bilinçlendirilmesi ve güvenli kullanımı konusunda bilgilendirilmesi  için  Erişim  Sağlayıcıları  Birliği’ne  ilave görevler verilecek.

Önceki  düzenlemeyle  zararlı   içeriklerin   ortadan kaldırılmasında içerik ve yer sağlayıcısına aktif yükümlülük getirilmişti. Yeni sistem ile yükümlü taraflar arasına erişim sağlayıcıları da eklenecek. Bunun yanında bilinçlendirme çalışmalarının kapsamı  genişletilecek  ve  yetkili  kurumların sayısı artırılacak.

KİŞİLİK HAKLARI

Bir içerik için verilen kaldırma kararı, içeriğin her site ve platformdan kaldırılması için yeterli olacak.

Kişilik hakkının zedelenmesi şikayeti  ile  Sulh  Ceza Mahkemesi’ne başvuru yapıp içeriğin kaldırılması talebinde bulunan ve talebi mahkemece kabul edilen kişiler artık diğer siteler  için  başvuru  yaptığında  mevcut  karar  bu  adresler  için de uygulanacak. Her site için ayrı  karar  çıkarılması gerekmeyecek.

Bu madde kapsamında hâkimin verdiği içeriğin çıkarılması ve/veya erişimin engellenmesi kararına konu kişilik hakkının ihlaline ilişkin yayının başka internet adreslerinde  de yayınlanması durumunda ilgili kişi  tarafından  Erişim Sağlayıcıları Birliği’ne müracaat edilmesi  hâlinde  mevcut  karar bu adresler için de uygulanacak.

SOSYAL AĞ TEMSİLCİLERİ

Sosyal ağlara Türkiye ofisi açma ve ofisin yönetimine bir Türk vatandaşı atama zorunluluğu getirilecek.

Belirli  bir  kullanıcı  sayısı  olan  sosyal  ağ   şirketlerinin ülkemizde  temsilci  bulundurması   daha   önceki   düzenlemeler ile zorunlu hale getirilmişti. Bu temsilcilerin Türk vatandaşı olmamaları ve Türkiye’de ikamet etmemeleri nedeniyle hukuki olarak muhatap bulamama sorunu devam etmişti.

Yeni düzenleme ile sosyal ağlara Türkiye ofisi açma ve Türkiye temsilcisi bulundurma zorunluluğu  getirilecek.  Temsilcinin gerçek kişi  olması  hâlinde  bu  kişinin  Türkiye’de  mukim  ve Türk vatandaşı olması  gerekecek.  Türkiye’den  günlük  erişimin on milyondan fazla olması halinde; yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcı tarafından belirlenen tüzel kişi veya gerçek temsilci, sosyal ağ sağlayıcının sorumlulukları saklı  kalmak  kaydıyla teknik, idari, hukuki ve mali yönden tam yetkili ve  sorumlu olacak.  Bu  temsilcinin  tüzel  kişi  olması  halinde  doğrudan sosyal ağ sağlayıcı tarafından sermaye  şirketi  şeklinde  kurulan bir ofis olması da zorunlu hale gelecek.

REKLAM VERME YASAĞI

Sosyal medya şirketlerinin Türkiye Cumhuriyeti yasalarına uymaması halinde bu sosyal ağlara Türkiye’den reklam verme yasağı getirilecek.

Bilindiği gibi sosyal ağların  gelir  modeli  tamamen  reklam almaya dayanmaktadır. Yeni yasa ile Türkiye Cumhuriyeti yasalarını  tanımayan  sosyal  ağların   Türkiye   merkezli reklamları almalarının önüne geçilebilecek. Türkiye’de mukim vergi mükellefi gerçek ve tüzel kişilerin, ilgili yurt dışı kaynaklı sosyal ağ sağlayıcıya altı aya kadar reklam vermesinin yasaklanmasına karar verilebilecek.

Kurallara  uymayan  sosyal  medya  şirketlerine,  internet haber sitelerine, iletişim platformlarına idari        yaptırımlar uygulanacak.   Bunların   başında BTK’nın vereceği idari para cezaları, yayın içeriğinin   çıkarılması   gibi    yaptırımlar   söz konusu     olmakla     beraber     Basın     İlan     Kurumu’nun ‘ilan gelirlerini kesmesi’ söz konusu olabilecek.

Yasa ile  internet  alanında  kullanıcıyı  cezalandırmak  değil, sosyal ağ şirketlerini denetleyerek bu alanı güvenli ve şeffaf kılmak hedeflenmektedir.

İÇERİKLERİN KORUNMASI

Haberin yayınlandığı hali ve uğradığı her değişikliği tarih bilgisi ile birlikte kaydetme zorunluluğu getirilecek.

İnternet  medyasında  üretilen  haber  içerikleri,  yayınlandıkları ilk hali ve uğradığı değişiklikleri kapsayacak şekilde internet medyasınca kayıt altında tutulacak. Böylece içerik cezai yaptırımdan sıyrılmak maksadıyla değiştirilemeyecek ya da silinemeyecek. Bu içerikten doğacak sorumluluklar  açısından tarih tespiti mümkün hale getirilecek.

Diyelim ki  aleyhinize  bir  haber  yayınlandı  ve  bu  konudaki içerik sizin uyarınıza rağmen değiştirilmedi. Konu mahkemeye taşındı. Mahkeme içerikleri istedi. İçeriklerin değiştiğini ve aleyhinize  olan  içeriğin  silindiğini   düşünün.   Davanız reddedildi ve haberi yapan ceza almaktan kurtuldu.  Bu mağduriyet artık yaşanmayacak çünkü içeriğin tüm kayıtları tutulmak zorunda olacak. Kayıtlar tutulmazsa veya kayıtlara müdahale  edilirse  bu  durumdan  internet   yayınını   yapan medya kurumu sorumlu olacak.

YALAN HABER

TCK’ya eklenen yeni madde ile ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu tanımlandı.

TCK’ya “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma” başlığı ile Madde 217/A eklenecek.

“(1) Sırf halk arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, ülkenin iç ve dış güvenliği, kamu düzeni ve  genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu  barışını bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse, bir  yıldan  üç yıla kadar hapis cezasıyla cezalandırılır.

(2) Suçun, failin gerçek kimliğini gizlemek suretiyle veya bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde, yukarıdaki fıkraya göre verilen ceza yarı oranında artırılır.”

YALAN HABER

‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun oluşması için 5 ana şart aranacak.

İtibar suikasti ve sosyal medya mağduriyetlerinin artması ile devletler “ultima ratio” yani “son çare” olarak meseleyi suç kapsamına almaktadır. Ülkemizde getirilen düzenleme de bu doğrultuda       geliştirilen çözümlerden farklı   değildir.  TCK’ya eklenen yeni madde ile ‘halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçu tanımlanacak.

Yeni düzenlemede suçun oluşması için şu beş şart aranacak:

Yayılan haber gerçek olmamalıdır.

Ülkenin güvenliği ve kamu sağlığı ile ilgili olmalıdır.

Halk arasında panik, korku ve endişe oluşturma kastı taşımalıdır.

Kamu barışını bozmaya elverişli olmalıdır.

Aleni (yani ilgisi olmayan kişilere ulaşabilir) olmalıdır.

YALAN HABER

‘Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yayma’ suçunun oluşması için 5 ana şart aranacak.

Sosyal medya  şirketlerinin  yapılan  yargılama  ve soruşturmalarda kullanıcı bilgilerini bildirmemesi veya kullanıcılara yanıltıcı bilgi sunmamaları konusunda  etkin  bir uyarı yapmaması devletleri bu alanda kamu düzenini sağlamak için suç ihdas etmeye yöneltmiştir.

Düzenleme bir kimsenin “yalan söylemesi” durumuna indirgenebilecek nitelikte değildir. Zira söz konusu yalanın toplumu etkileyecek düzeye gelmesi halinde  dahi  bu  eylem ancak diğer 4 şartın da oluşması halinde suç olarak görülmektedir. Bu  maddenin  ”dar  yorumlanabileceği” yönündeki kaygılar bu anlamda yersiz kalmaktadır. ”İfade” kapsamındaki suçların  çoğu  gibi  araçsallaştırılması  riskine dikkat çekilmesine karşın  bu  bağlamdaki  dosyaların  pek çoğunda değerlendirme kriterleri Yargıtay’ın yaklaşımlarına ve AYM’nin kararlarına göre gelişmektedir.

YALAN HABER

TCK’ya eklenen yeni madde ile cezalandırma değil uyarma ve davranış değişikliğine sevk etme hedeflenecek.

Bilmeden yanlış bir bilgiyi  yaymak,  bir  resim  üzerinde oynamak, gerçek olmayan içerik üretmek, ses veya fotomontaj yapmak  suç  olarak  nitelendirilmemektedir.  Suç   niteliği atfedilen alan oldukça sınırlı ve belirgin olma  özelliği taşımaktadır.

Verilecek ceza 1-3 yıl arasında olduğu için işlendiğinde ertelenmesi,  paraya  çevrilmesi  veya  hapis   dışında   bir yaptırıma tabi tutulması mümkündür. Yargılama sonunda ceza verilse bile hapis yolu kapalıdır. Zira  bu  cezanın  infazı  yoktur. Bu da yapılan düzenleme ile yalan haberi bilerek yayan  kimse dahil bu tip eylemlerde bulunan kişileri cezalandırmanın değil uyarmanın  ve  davranış  değişikliğine   sevk   etmenin hedeflediğini  göstermektedir.  Suçun niteliği itibarıyla tutuklama kararı da verilemeyecektir ve karar temyize açık olacaktır.

ÖZET

Medyada ‘Dezenformasyonla Mücadele Yasası’, ‘Sosyal  Medya Yasası’  ve  ne  yazık  ki  ‘Sansür   Yasası’   olarak   isimlendirilen Basın Kanunu  ile  Bazı  Kanunlarda  Değişiklik  Yapılmasına Dair Kanun Teklifi ile ülkemizde haber üreten ve yayın yapan internet medyası sosyal ağ şirketleri halkı  yanıltıcı  bilgiyi  alenen  yayan  kuruluşlar  ve  kişiler faaliyetlerinden sorumlu tutulmakta ve kamusal bir alan olan internetin denetlenebilmesi,  sorumluluk  sahibi  ve  etik  bir tutumun   yaygınlaştırılması   ve   internet   kullanıcılarının    her türlü suistimalden, ihlalden ve saldırıdan korunması hedeflenmektedir.

Bu bilgi notu,  yasanın  kapsamına  ve  uygulanmasına  ilişkin soruları, itirazları  ve  eleştirileri  yanıtlamak  için oluşturulmuştur.  Detaylı  bilgi  için  Türkiye  Büyük  Millet Meclisi’nin web sitesi üzerinden kanun teklifinin metnine ulaşabilirsiniz. BÜLTEN