‘Murat Dağı milyonların’

559

Kütahya’da, Murat Dağı’nda altın aranmasıyla alakalı verilen ÇED raporunun iptal edilmesi için eylem yapıldı. Eyleme Kütahya’daki bazı sivil toplum kuruluşu ile siyasi partilerin yanı sıra Eskişehir ve Uşak illerinden bazı sivil toplum kuruluşları da destek verdi.

“MURAT DAĞI DÜNYA HARİKASI”

Gedizliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği tarafından Cumhuriyet Caddesi Küçük park önünde organize edilen eylemde açıklama yapan dernek başkanı Mustafa Er, Murat Dağı’nın sahip olduğu zenginlik ve güzelliklerle Kütahya’nın, Türkiye’nin, hatta dünyanın gözbebeği olduğunu bildirdi.

Murat Dağı’nın dünyanın tabiat harikası 3 dağından biri olduğuna vurgu yapan Er, şunları söyledi: “Şimdi karşımızda, Kütahya, Uşak, Manisa, İzmir, Eskişehir, Sakarya illerimizin yaşam kaynağını oluşturan bu doğa harikasını çöle döndürerek bizden sonraki nesillere bir nefes oksijeni, bir yudum suyu, bir avuç altın için çok gören altın avcıları var. Ey altın avcıları, sizde nasıl bir vicdan var ki bugünün milyonlarca insanını ve gelecek nesli görmezden gelip koltuğunuzun altına sıkıştıracağınız bir avuç altın nasıl boğazınızdan geçecek? Ey ilgili bakanlık, siz ki ormanlarımızı ve çevremizi korumak ve kollamak için mi varsınız? Yoksa talan edilenleri korumak için mi varsınız? Biz halk olarak sizin bu ata emaneti, Allah’ın lütfu muazzam ormanı görmeden, oturduğunuz yerden bu izni verdiğinizi düşünüyoruz. Lütfen kararlarınızı gözden geçirerek ÇED raporuna verilen olumlu kararı kaldırınız. Yoksa bu dağların kurdu, kuşu, bu akarsuların hayat verdiği şehirlerde, ilçelerde ve köylerde yaşayan milyonlarca vatandaşın ve mahlukatın laneti üzerinize olacaktır.”

“YENİDEN DEPREMİ YAŞAMAK İSTEMİYORUZ”

Gediz’in fay hattı üzerinde bulunduğunu, dağda yapılacak maden aramasın fay hattını tetikleyeceğini de savunan Er, şöyle devam etti: “Malumunuz Gediz fay hattı üzerindedir. Gediz 28 Mart 1970 tarihinde 7,4 şiddetinde bir deprem felaketi yaşadı. Yüzlerce insanımızı kaybettik. Heyelanlar oldu, yerlerde, asfaltlarda yarımşar metre çatlaklar oluştu. Altın ararken toprağı gevşetmek için tonlarca patlayıcı kullanacaklar. Bu patlamaların büyük depremleri tetiklemeyeceğini kim garanti edebilir? Buna benzer bir depremle siyanür havuzlarının yıkılmayacağını kim garanti edebilir? Bu patlamaların sarsıntısıyla şifalı termal suların ve diğer akarsuların kaybolmayacağını kim garanti edebilir? Bir daha böyle bir depremin olmayacağına kim garanti verebilir? Gediz böylesi bir depremi yeniden yaşamak istememektedir. Uşak ilinin ve Banaz ilçesinin bütün içme suyu şebekesi Murat Dağı’ndan karşılanmaktadır. Bu suyun kaybolmayacağını, siyanürle zehirlenmeyeceğini kim garanti edebilir? Bu ormanlarda yaşayan yaban hayvanlarının bu siyanür havuzlarının sularından içmeyeceği ne malum? Kanser vakalarının artmayacağı ne malum? Binlerce asırlık çam ağaçlarımızı kesecekler, yağmurlarımız, kar yağışlarımız azalacak. Oksijenimiz azalacak.

Bu felaketleri milyonlarca insanımıza, zenginlik ve bir avuç altın peşinde koşan şirketler yaşatacak. Biz bu şirketleri tanımayız, bir husumetimiz de olamaz ancak onlar bizi tanımayıp umursamayarak bizim akciğerimiz ormanlarımızı elimizden çekip almak istiyorlar. Vermeyiz.”

“MURAT DAĞI MİLYONLARIN”
Er açıklamasını şöyle sonlandırdı: “Bu dağ, bizim ülkemizin, Kütahya’mızın, Uşak’ımızın, Manisa’mızın, İzmir’imizin, Eskişehir’imizin, Sakarya’mızın, milyonların dağı bu dağ, bizim dağımızdır.
Üstü, altından daha değerlidir. Bir şirketin altın arama faaliyetleri, altı adet şehirde yaşayan milyonlarca insanın hayatını, yaşamını olumsuz bir şekilde doğrudan etkileyecek. Bu haksızlıktır, adaletsizliktir. Asla razı olmayız, olamayız. Bir şirket mi, yoksa 6 şehrin milyonlarca insanı mı? Ey ilgili bakanlık, siz hangisini tercih edersiniz? Bugün burada haklı eylemi düzenleyen sesimizin ilgili makamlara duyurulmasında emeği geçen Gedizliler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneğimizden değerli yönetim kurulu arkadaşlarımız Nur Hayat Buran, Mustafa Şengöz, Ali Yerli, Hilmi Bircan, Yüksel Tüysüz ve arka plandaki değerli üye arkadaşlarıma huzurlarınızda teşekkür ediyorum.” İLHAN ASLAN